Karma Yasası

Karma Yasası

Karma kelime kökü olarak Eylem demektir. Ruhsal yasalar gereği ve evrensel fizik kanunları gereği her eylem bir sonuç doğurmak zorunda. İşlevlerimiz (Kriya) eyleme dönüştüğünde ortaya karma çıkar. Burada iki kavram önümüze çıkmaktadır. Birincisi Prakriti, ikincisi ise Purusha. Prakriti kelimesi “Pra” ve “Kriti” den oluşan birleşik bir kelimedir. “Pra” kusursuz veya güzel, “Kriti” ise yaratılış veya gerçekleşen, zuhur eden anlamlarına gelir. Dolayısıyla bu kelimeyi “Kusursuz Yaratılış”, “Güzelliğin Tezahürü” olarak çevirmemiz mümkün. Dolayısıyla bu enerji devam eden ve hiç durmayan evrenin yaratıcı prensibini içerir. Yani Prakriti görünendir ve dişildir. Tüm hareketi yaratan enerjidir. Her zaman değişim ve devinim içerisindedir. Bedenimiz, düşüncelerimiz, tavırlarımız sürekli değişir yani akan bir film şeridi gibi sürekli bir devinim içerisindedir. Purusha ise değişmeyen, sabit olan, yaratılışın içinde gizlenen güçtür. Eril enerjiyi simgeler ve asla görünmez ve asla değişmez. Purushayı ruhumuz, Prakritiyi ise beden olarak düşünebiliriz. Her eylemi (Karmayı) Prakriti doğurur ve aslında Prakriti Kriya’yı yani İşlevi başlatır. İşlev (Kriya) hareketin eyleme (Karmaya) dönüşmemiş halidir. Astrolojiden örnek verecek olursak, Güneş yaşam enerjisi yayar, Ay ise karanlığı aydınlatır ve Güneşten aldığı ışığı yansıtır. Ay ve Güneş için bu bir işlevdir ve bu sorgulanmaz. Kulak duyma işlevini yönetir, Gözler görme işlevini. Purusha (içimizdeki ruh) kendisini beden yani madde ile ilişkilendirdiğinde yani beden ile bir olma haline girdiğinde işlev eyleme yani karmaya dönüşür. Çünkü o zaman “gözlemci” yani “eylemsizlik” safhasından eylemi gerçekleştiren safhasına geçmiş oluruz ve ortaya Karma çıkar. Yapan (özne) olma hali eylem ile ilişkilendirildiğinde artık Ben görüyorum, Ben Yapıyorum demeye başlarız -ki bu egonun doğuşudur- ve hareket işlev (kriya) olmaktan çıkıp eylem (Karma) haline dönüşür. Tüm eylemlerimiz iki şekilde gerçekleşir; “Tanık Olma” yani eylemsizlik, gözleyen, AKARMA, ve “Eylemle Özdeşleşmek” yapan, zevk ve acı duyan yani KARMA.

Eylemsizlik, hiçbir şey yapmama hali değildir. Eylemsizlik, hareketi tarafsız olarak gözlemektir. Diyelim ki bir bardak kahve içiyorsunuz ve kahveyi ilk yudumladığınızda olması gereken sıcaklıkta ve aroma da. O ilk yudum size büyük bir haz ve mutluluk verir. Ancak kahve soğuk ve tadı istediğiniz gibi değilse, o zaman yüzünüzde mutsuzluk ve keyifsizlik hali oluşur. İşte bu Karma’dır çünkü o eylemle özdeşleşmişizdir. Ancak gözlemci sadece kahve içme işlevini yerine getirir. İşlev içmektir bu yüzden soğuk ya da sıcak olması gözlemciyi etkilemez. İşte bu da Akarma yani eylemsizliktir.

Karma 3 guruba ayrılır;

Kriyamana Karma; Gerçekleşmekte olan eylem yani yaratılmak üzere olan karma. Bunu kontrol edebilme şansımız vardır.

Sanchita Karma; Yaşamlar boyunca biriktirilen karma yani yanımızda taşıdığımız valizlerimiz.

Prarabdha Karma; Gerçekleşmekte olan, meyvesini veya sonuçlarını vermek üzere olan karma. Burada ki sonuç çoğunlukla geçmiş yaşam eylemlerini yani Sanchita Karmayı taşır.



(Sevgili Gurum ve Öğretmenim Paramahamsa Prajnanananda’nın Karma Yasası Kitabından alıntılanmıştır)