Hakkımda

Hakkımda

Bazı yolculuklar vardır; insan onları bilinçli olarak seçtiğini sanır. Oysa zaman geçtikçe fark eder ki, aslında o yol, çok daha önce ruh tarafından seçilmiştir. Benim hikâyem de tam olarak böyle başladı.

Fikret Türkseven

Hikayem

Vedik felsefesiyle karşılaşmam, sadece yeni bir bilgi alanına açılmak değildi. Bu karşılaşma, bakış açımı, algımı, iç dünyamı ve hayata yaklaşım biçimimi kökten dönüştüren bir uyanış süreci oldu. Zamanla anladım ki; Vedik öğreti, yalnızca zihne değil, kalbe ve ruha dokunan çok katmanlı bir bilgelik sistemi taşıyordu.

Bu yol beni, Kriya Yoga’nın kadim öğretisiyle tanıştırdı. Ve ardından, içsel bir çağrıyla Hindistan’a uzanan bir yolculuk başladı. Bu yolculuk hayatımı dönüştüren Gurum ve Öğretmenim Paramahamsa Prajnanananda ile karşılaşmamı ve ondan Kriya Yoga inisiyasyonu almamı sağladı. Bu bedende olduğum sürece ona olan sevgim, minnetim ve kalpten saygım hiç bitmeyecek. Bugünden geriye baktığımda, o dönemin astrolojik olarak ne denli güçlü biçimde desteklendiğini, kaderin nasıl kusursuz senkronizasyonlarla işlediğini daha net görebiliyorum. O anlar, sadece bir seyahat değil; ruhun kendi özüne doğru yaptığı bir hatırlayış yolculuğuydu.

Kriya Yoga ile birlikte, iç disiplin, farkındalık, teslimiyet ve derin sezgi hayatımın merkezine yerleşti. Bu süreç, bana yalnızca spiritüel pratikler kazandırmakla kalmadı. Aynı zamanda Vedik astrolojiyi bambaşka bir derinlikte kavramamı sağladı. Çünkü astroloji, bu öğreti içinde yalnızca teknik bir hesaplama sistemi değil; karmanın, dharmanın ve ruhsal evrimin okunabildiği kutsal bir dil hâline geliyordu.

Yaklaşık on üç yıldır süren astroloji yolculuğum boyunca, sayısız harita, insan hikâyesi ve karmik döngüyle karşılaştım. Her biri, bana insan ruhunun ne kadar derin, çok katmanlı ve mucizevi olduğunu yeniden hatırlattı. Zaman içinde edindiğim bilgi, deneyim ve idrak, artık sadece analiz etmekten ibaret olmayan; şifa, farkındalık ve rehberlik boyutu taşıyan bütüncül bir yaklaşıma dönüştü.

Bugün, Vedik astrolojiyi yalnızca “yorumlama sanatı” olarak değil; insanın kendi özünü hatırlamasına hizmet eden bir bilinç yolu olarak görüyorum. Bu nedenle, edindiğim bilgileri ve deneyimleri eğitimlerle aktarmayı, bu kadim öğretiyi daha çok insana ulaştırmayı ve ruhsal yolculuklarında onlara eşlik etmeyi kalpten diliyorum. Çünkü inanıyorum ki, her insanın haritasında yazılı olan en derin mesaj şudur:
Kendini hatırla. Yolunu hatırla. Özünü bul.